TERÖRÜ LANETLİYORUZ
23.10.2007/ANKARA

TERÖRÜ LANETLİYORUZ

Terör örgütü PKK tarafından 21 Ekim günü gece yarısı düzenlenen saldırıda yaşamını yitiren askerlerimize Allah'tan rahmet, yaralı askerlerimize de acil şifalar diliyoruz.

2007 yılı Türkiye açısından tarihi olaylara şahitlik etti. İç siyaset açısından partiler, hükümet ve kurumlar arasında yaşanan; iktidarı, yönetimi ve imtiyazları korumaya/elde etmeye dönük psikolojik soğuk savaş yüksek tansiyonla yürütüldü. Anlaşılmaz olan ise, terör örgütü eylemlerinin yürütülen iktidar mücadelesinin etkin bir parçası olarak kullanılması. TMK'nın çıkarılması, Cumhurbaşkanlığı ve 22 Temmuz seçim sürecinde ulusalcı/milliyetçi dalganın yükseltilmesi ve sınır ötesi operasyon için tezkerenin kabul edilmesine yaptığı terör eylemleriyle katkı sunan PKK; özgürlüklerin kısıtlanması, korku, huzursuzluk ve güvensizlik ortamının yayılmasına, halkın milliyetçileşerek kamplara ayrılması ve karşılıklı kin ve öfkenin oluşmasına hizmet etmektedir. Birçok devletin bölgedeki emelleri/çıkarları için 'maşa' olarak kullandığı örgüt, yeni anayasa tartışmalarının yaşandığı şu günlerde, asker-sivil ayırdetmeksizin giriştiği kanlı eylemlere, 'Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi' için yapılan referandum günü bir yenisini daha eklemiştir.

Elim saldırı halkımızda yoğun tepkilere neden olmuş, yer yer taşkınlıklar, provokasyonlar yaşanmıştır. Herkesi ve herkesimi sağduyulu ve itidalli davranmaya çağırıyoruz. Öfke ile kalkan zarar ile oturur. PKK eylemlerinin bu kadar etkili olması bizi düşündürmekte ve kaygılandırmaktadır. Bu çerçevede aşağıdaki soruları ve çağrıları ilgililere yöneltiyoruz.

Genel Kurmay Başkanı'na sesleniyoruz;

§ Tek göreviniz yurtdışından gelecek saldırılara karşı vatandaşlarımızı korumak iken, neden sınır güvenliğini dahi sağlayamıyorsunuz?

§ 200 kişilik olduğu söylenen terörist grup nasıl oldu da termal kameralarla kilometrelerce alan gözetlenebilecekken askerlere bu kadar yaklaştı ve hatta bazılarını esir aldı?

§ 40 kişilik asker neden terör tehdidine, çatışma olasılığına rağmen bir arada bulunduruluyordu?

§ Mayıs ayından beri mayın patlamaları, pusuya düşürülmeler gibi nedenlerle çok sayıda askerimizin ölmesine rağmen Hakkari Komando Tugay Komutanı hala görevinde kalacak mıdır?

§ Her fırsatta müttefik/dost ülkelerin terör örgütünü desteklediğini söylüyorsunuz. Bu ülkelere şimdiye kadar kaç milyar dolarlık askeri ihale verildi ve ne tür askeri anlaşmalar imzalandı?

§ Milli birlik ve beraberlik olmadan terörle mücadele edilemeyeceğini biliyorsunuz. Buna rağmen çocuklarının yasını tutan başörtülü asker annelerinin kışlalara girmesini, kız kardeşlerinin üniversite kapılarından geri çevrilmesini, ve kamu hizmetlerinde çalışmalarına engel olunmasını destekleyecek misiniz?

Medyaya sesleniyoruz;

§ Tarafsız ve doğru haber vermeniz, olayın tüm boyutlarını tartışmaya açmanız gerekirken neden savaş çığırtkanlığı yapıyorsunuz? Çok sesliği, farklı düşünceleri hoşunuza gitmese bile halka taşımak gibi ahlaki ve vazgeçilmez olan bir yayın ilkesine sahip olmanız gerekir.

§ TV haberlerinde kullandığınız görüntü, müzik ve perfore okuyan ağlamaklı ses, ve gazetelerde kullandığınız nefret ve tahrikkar dil halkın hangi duygularına seslenmek yada maniple etmek için tasarlandı.?

§ 28 Şubat sürecinde Müslümanları hedef gösteren sahte irtica haberleriyle/propagandasıyla, bugünlerde terör üzerinden Kürt kardeşlerimizi hedef gösteren haberler/propagandalar arasındaki benzerliğin sebebi nedir?

§ PKK, Barzani ve Talabani ile tüm Kürtleri özdeşleştirerek idam sehpaları kurmaktan vazgeçin.

§ Hastalık haline gelen milliyetçiliği tahrik etmeyin. Bilin ki bu tahrik iç savaş demektir. Birlikte, barış içinde, eşit ve kardeşçe yaşama isteğinin önünde durmayın.

Hükümete sesleniyoruz,

§ 11 Eylül olaylarının ardından ABD'nin ulusal çıkarlarını/güvenliğini bahane ederek Afganistan'a ve Irak'a girerek milyonlarca masum insanı katlettiğini unutmayın. ABD'yi kendinize örnek almayın.

§ Savaş kararı alırken askerlerin/sivillerin ölüm ve öldürme emrini vermiş olacağınızı ve kaybedilen canları geri veremeyeceğinizi bilin.

§ Irak'a asker göndermeniz durumunda PKK'nın istediğini elde edeceğini, Türkiye'nin Irak bataklığına saplanacağını, ABD'nin Irak'ta istikrarı korumak adına kalıcılaşacağını, Iraktaki Kürt kardeşlerimizle aramıza kan davasının gireceğini ve Irak'ın bölünmesine birinci dereceden sebep olacağımızı ve bu sayede kurulacak Kürt Devletinin Ortadoğu'da ikinci bir İsrail olacağını bilerek ona göre kararınızı verin..

§ Terörle mücadelenin sosyal, kültürel ve ekonomik ayaklarının oluşturulması yönünde cesur ve kararlı adımlar atın. Zira başarısız olan askeri yöntemler bugüne kadar bunların hepsine engel oldu. Bunlar ancak şiddetin dilinden anlar demeyin, çünkü şiddet bir dil değildir. Ve şiddet eken fırtına biçer.

§ Demokratik, özgürlükçü, bir arada yaşamayı pekiştirecek, adil bir anayasayı tüm kesimlere açık olarak yapılan tartışmalarla şekillendirerek, 'ortak akıl/toplumsal sözleşme' olarak millete sunma kararlılığında olun.

Muhalefet Partilerine sesleniyoruz,

§ Milliyetçi/ulusalcı ideolojinin idrake giydirilmiş deli gömleği haline geldiğini artık görün. Bu coğrafyada yapılacak en büyük kötülük toplumu milliyetçi kamplara bölmektir.

§ Kurtuluş Savaşı'nı verirken bile meclisini fesh etmeyen bir geleneğe sahip olduğumuzu aklınızdan çıkarmayın. Parlamentoda her şeyin konuşulmasından korkmayın. Zira devletler parlamentoda bölünmezler.

§ Hükümetin kararlarına, uygulamalarına karşı 'iyiliği emredip, kötülükten alıkoyan/uzaklaştıran' yapıcı bir siyaset izleyin.

Halkımıza sesleniyoruz,

§ Asker cenazeleri üzerinden siyaset yapılmasına, törenlerin bazı partilerin gövde gösterisine dönmesine izin vermeyin. Ölen çocuklarınızın şehit olduklarına inanıyorsanız feryat, figan etmeyin. Çünkü şehit 'Allah yolunda canını verendir. Ve şehitlik Allah katında yüceltilen bir makamdır.'

§ Demokratik tepkilerinizi hukuk çerçevesinde sonuna kadar kullanın. Ancak bunu yaparken birlikte, barış içinde yaşama iradesine zarar verecek tavırlardan kaçının.

§ Tahriklere, provokasyonlara kapılmayın. Sağduyuyu, itidali, ortak aklı, adaleti elden bırakmayın. Öfkeniz başkalarına karşı adil davranmaktan sizi alıkoymasın.

§ Terör örgütünün korku, güvensizlik, istikrarsızlık ve huzursuzluk istediğini unutmayın.

§ Bir ülkenin toplumda bölündüğünü unutmayın. Binlerce yıldır birlikte yaşadığımız kardeşlerimize karşı hiçbir ayrımcılık yapmayın. Kendinize yapılmasını istemediğiniz şeyi başkasına yapmayın.

§ Barışın, umudun, adaletin, karşılıklı anlayışın ve güvenin toplumun en ince noktalarında yeşermesi için gayret gösterin.

MAZLUMDER Ankara Şube Başkanı
Ümit Mert

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basın AçıklamalarıTarih 2007-10-23
Okunma Sayısı : 1482
Şube ve Temsilcilerimiz
ankara
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - Mazlumder / Ankara Şubesi
Adres: Mithatpaşa Cad. 62\6 Kızılay/ANKARA
E-posta: ankaramazlumder[a]gmail.com | Telefon: 0312 419 30 40 | Faks:

Ziyaretçi Sayımız : 2753845

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari