MAVİ MARMARA SALDIRISININ 3.YILDÖNÖMÜNDE BU DAVAYI SAHİPLENMEKTE ISRARCI OLDUĞUMUZU YİNELEMEK İÇİN ADALET NÖBETİNDEYİZ!

MAZLUMDER Genel Merkez ve Ankara Şube, Mavi Marmara katliamının 4.yıldönümünde İsrail Büyükelçiliği Konutu’nun önünde basın açıklaması yaptı. Mazlumder’in Mavi Marmara saldırısının yıldönümü için geleneksel hale getirdiği sabahlama eylemi ise hava şartlarının uygun olmaması sebebiyle iptal edildi. MAZLUMDER adına açıklmayı okuyan MAZLUMDER Ankara Şube Başkanı Mehmet Can Çağlayan “MAZLUMDER insanlık dışı bu saldırının sorumlularının yargı önünde hesap vermesinin ve katiller ile mücrimleri yargı önünden kaçırmak isteyenlerin takipçisidir.” dedi. Mehmet Can Çağlayan tarafından okunan açıklama şu şekilde: MAVİ MARMARA SALDIRISININ 3.YILDÖNÖMÜNDE BU DAVAYI SAHİPLENMEKTE ISRARCI OLDUĞUMUZU YİNELEMEK İÇİN ADALET NÖBETİNDEYİZ! 31 Mayıs 2010 tarihinde, Akdeniz'in uluslararası sularında, yükü ve yolcuları sivil insani yardım gemisi Mavi Marmara'ya İsrail'in gerçekleştirdiği saldırı ve 10 sivil vatandaşımızın hayatını kaybetmesi sonrasında yaşanan uluslararası kriz Türkiye-İsrail ilişkilerini neredeyse durma noktasına getirmiş, Türkiye Dışişleri Bakanlığı İsrail ile diplomatik ilişkileri maslahatgüzar seviyesine indirmiş ve beraberinde koltuk krizi gibi diplomatic krizler yaşanmıştır. Yaklaşık iki yıl süren bir durgunluğun ardından Malatya’ya konuşlandırılan ve İsrail’I olası bir İran saldırısına karşı koruyan NATO füze kalkanı ve Türkiye’nin İsrail’in OECD üyeliğine desteğini açıklamasının ardından ilişkiler düzelme yoluna girmiş, ABD başkanının cep telefonundan Türkiye'deki mevkidaşını arayan İsrail başbakanından gelen özür nedeniyle de iki ülke yetkilileri ilişkilerin normale dönmesi yolunda görüşmeler yapılmaya başlanmıştır. Mavi Marmara saldırısının akabinde İsrail ile ilişkilerin normale dönmesini “özür”, “tazminat” ve “Gazze’ye uygulanan ambargonun kaldırılması” şeklinde üç koşula bağlayan Türkiye daha sonra Başbakanlığın resmi sitesinde iki başbakanın görüşmesinin detaylarını, tarafların özür, tazminat, ambargonun kaldırılması ve âdem-i mesuliyet konusunda mutabakata vardıkları şeklinde kamuoyuna duyurmuştur. Ambargonun kaldırıldığına dair İsrailli yetkililerden gelen açıklama, tek taraflı beyana ve herhangi bir denetime bağlanmamış olmasına rağmen Türkiye tarafından yeterli bulunmuştur. Açıklama, Türkiye'nin üç yıldır büyük bir kararlılıkla direttiği üç şartın yerine getirildiğinden bahsetmekte ancak şimdiye dek dile getirilmeyen dördüncü şart olan âdem-i mesuliyetin kim tarafından masaya getirildiğine ve ne demek olduğuna açıklık getirmemektedir. Son günlerde kamuoyunda ve basında, Türkiye ve İsrail yetkililerinin karşılıklı anlaşması neticesinde, uluslararası deniz sularındaki bir sivil gemiye saldırırak uluslararası hukuku ihlal eden, orantısız güç kullanan, 10 sivil vatandaşı öldüren faillerin ve bu faillere saldırı emrini veren askeri ve siyasi sorumluların ceza yargılamalarından bağışık tutulacağı haberleri yer almaktadır. Bilinmelidir ki, Mavi Marmara baskını sırasında saldırganın gerçekleştirdiği fiillerin, Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmelere ve yine Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre açıkça insanlığa suç niteliği taşıdığı sabit olup, herhangi iki devletin veya uluslararası toplumun mutabakatı ile üstü örtülmesi veya görmezden gelinmesi söz konusu değildir. Mağdurlar adına hareket eden avukatlar da zaten bu suçlamalarla Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde ve Türkiye Mahkemeleri nezdinde davalar açmışlardır. Her iki ülke hükümetinin yapacağı "tazminata karşılık yargı bağışıklığı" anlaşmasının parlamentolardan geçirilerek uluslararası antlaşma formatına sokulacağı, böylece Anayasa 90. Md'ye atfen faillerin yargı bağışıklığı kazanmak suretiyle cezasız bırakılacağı iddia edilmektedir. Bu, ne everensel hukuk kurallarıyla ne anayasanın kendisiyle ne de ceza hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmaktadır. Türkiye yetkilileri, bu görüşmelerde suçluların cezalandırılmasını engelleyici bir anlaşmaya varacak olursa hem insanlığın onuru çiğnenmiş hem de vicdanlar yaralanmış olacaktır. Yapılacak bir anlaşma ile abluka ve davaların düşmesi gibi bir sonuç alınacak olursa kaybeden taraf Türkiye olacaktır. MAZLUMDER insanlık dışı bu saldırının sorumlularının yargı önünde hesap vermesinin ve katiller ile mücrimleri yargı önünden kaçırmak isteyenlerin takipçisidir.

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Dava TakipTarih 2014-06-01
Okunma Sayısı : 602
Şube ve Temsilcilerimiz
ankara
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - Mazlumder / Ankara Şubesi
Adres: Mithatpaşa Cad. 62\4 Kızılay/ANKARA
E-posta: ankaramazlumder[a]gmail.com | Telefon: 0312 435 77 95 | Faks: 0312 435 77 98

Ziyaretçi Sayımız : 2210942

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari