MAZLUMDER Ankara Şubesi ve İHD Asker Caner BAHAR'ın Duruşmasını İzledi

MAZLUMDER Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyeleri, MAZLUMDER Cezaevi Komisyonu Üyeleri ve İhd Yönetim Kurulu Üyeleri kışlada şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Asker Caner BAHAR'ın Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkeme ve Askeri Savcılığı’nda görülen  duruşmasını gözlemledi.

Saat 10.00 civarında başlayan duruşmada, dava soruşturma aşamasında olduğu halde Asker Caner BAHAR’ın ölümünün "intihar" olarak anılması baba Ramazan BAHAR'ın  itirazı ile karşılandı. Bahar ‘’İntihar ettiği iddia edilen oğlum’un askeriyede yaşadığı kötü muamele sonucu rahatlatıcı ilaçlar kullandığı doğrudur, fakat rahatsızlığını ifade ettiği halde komutanı kendisini revire göndermek yerine ‘’kız mısın oğlum, erkek kız olsam seni almazdım’’ gibi ifadelerle oğluyla alay ettiğini ifade etti ve toplum içinde yapılan nasihat bile hakaret sayılırken bu komutan bu sözleri sarf etme gücü ve yetkisini kendisinde nasıl bulur’’ dedi.

Duruşmaya bilirkişi vasfı ile çağırılan, Caner BAHAR’la birlikte diğer askerlerin de psikolojik durumunu takip eden uzman ‘’ Caner BAHAR’ın kullandığı ilaçların yoksunluğu halinde kendisini intihara sürükleyecek aşamada bir tesirinin olmadığını ifade etti. Ayrıca uzmanın Hâkime ‘’Komutanım ‘’ şeklinde hitap etmesi dikkatlerden kaçmadı.

Ramazan BAHAR ‘’hem oğluma gerekli tıbbi desteği sağlamayacaksınız, hem de intihar etti diyerek psikolojik durumunu kirli bir cinayeti sumen altı etmekte kullanacaksınız. Siz taraflı davranıyorsunuz." diyerek, mahkeme heyetine itiraz etti.

Duruşma 14 Mayıs 2014’e ertelendi.

MAZLUMDER Ankara Şubesi ve İHD'den oluşan gözlemci heyet, duruşma çıkışında ortak bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını MAZLUMDER Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet GÖKSU okudu.

 

Basın Açıklaması Tam Metni

 

Değerli Basın Mensupları, Değerli Misafirler,

 

Bugün buraya 5 yıl önce asker Caner Bahar’ın zorunlu askerlik uygulamasını ifa ederken şüpheli bir biçimde hayatını kaybetmesine ilişkin devam eden davayı takip etmek için gelmiş bulunuyoruz.

Caner BAHAR, TSK bünyesinde zorunlu askerlik uygulamasını ifa ederken şüpheli bir biçimde hayatını kaybeden binlerce insandan yalnızca biri. Bilindiği gibi 1990’dan bu yana 3 bin 800’ü aşkın TSK personeli intihar ya da kaza sonucu hayatını kaybetti. Bunların yaklaşık 2 bin 200’ü intihar etmişken, 1600 civarındaki kişi ise “kendini askerliğe elverişsiz hale getirmeye çalışırken”, silah veya askeri araç kazası sonucunda ya da yıldırım düşmesi, elektrik çarpması veya düşme gibi sebeplerle şüpheli bir biçimde hayatını kaybetti. 

Zorunlu askerlik yasası gereğince askerlik uygulamasını yerine getirmek üzere birliğine teslim olan on binlerce gençten biri olan Caner BAHAR, Kastamonu’da askerlik uygulamasını yaparken 4 Şubat 2009 tarihinde başından vurulmuş olarak bulunmuş; ölümü, askeri yetkililer tarafından “intihar” olarak değerlendirilmişti.

Askeri yetkiler tarafından, Caner BAHAR’ın 70 cm uzunluğunda ve 2,5 kg olan MP-5 silahını kullanarak intihar ettiği iddia edilmişti. Fakat Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda merminin bitişik atış mesafesinden kulak üstünden girdiği ve alın bölgesinden çıktığı açıkça belirtilmekte. Bir insanın 70 cm’lik ve 2,5 kg ağırlığında bir silahla kendisini bu şekilde vurmasının mümkün olmadığı gayet açık. Üstüne üstlük, söz konusu ölümün intihar değil düpedüz cinayet olduğunu gösteren başka detaylar da mevcut. Soruşturma sürecinde ifadelerle oynanarak, tanıklar tehdit edilerek, Caner BAHAR’ın intihar etmek için kullandığı iddia edilen silahtan çıkan boş kovanların değiştirilmesiyle, silahlık duvarında ikinci bir mermi izinin bulunduğunun olay yeri inceleme tutanaklarından gizlenmesiyle ve otopsinin usulüne uygun yapılmamasıyla adil yargılanma hakkının da ihlal edildiğine yönelik çok ciddi ve somut veriler mevcuttur.

Askeri yargı kurumları Caner BAHAR dosyasını sümen altı etmek istiyor izlenimi vermektedir. Nitekim soruşturma aşamasında saydığımız usulsüzlükler kullanılarak askeri savcı tarafından takipsizlik kararı verilmiştir. Her ne kadar sonrasında yapılan itiraz ile dosya askeri mahkemeye intikal ettirilmiş ve kamu davası açılmış olsa da, askeri mahkemede görülen bu davada da adil yargılanma hakkı ihlal edilmeye devam ediliyor gibi gözükmektedir.

Bizler MAZLUMDER Ankara Şubesi ve İHD olarak adalet yerini bulana kadar söz konusu dosyanın peşini bırakmayacağımızı, Caner BAHAR’ın en temel hakkı olan yaşam hakkının ihlalinin ardından, başka bir temel hak olan adil yargılanma hakkının da ihlal edilmesine göz yummayacağımızı ve Caner BAHAR dosyasının yakın takipçisi olduğumuzu belirtiyoruz.12.03.2014

 

Mehmet GÖKSU

MAZLUMDER Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi

 

 

MAZLUMDER Ankara Şubesi Basın Bürosu

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Dava TakipTarih 2014-03-12
Okunma Sayısı : 1060
OHAL Raporu
Şube ve Temsilcilerimiz
ankara
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - Mazlumder / Ankara Şubesi
Adres: Mithatpaşa Cad. 62\6 Kızılay/ANKARA
E-posta: ankaramazlumder[a]gmail.com | Telefon: 0312 419 30 40 | Faks:

Ziyaretçi Sayımız : 2435706

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari