Ankara'daki Stk'lar Mısır'da İhvan-ı Müslim'in Üyelerine Verilen İdam Cezası Protesto Etti

 Mısır’da aralarında İhvan-ı Müslim’in yönetici ve üyelerinin bulunduğu 529 kişiye verilen idam cezası Ankara’da protesto edildi. Cuma namazı çıkışı Kocatepe Camii’nde bir araya gelen çeşitli sivil toplum kuruluşları, Mısır Büyükelçiliği'ne yürüdü.

Sivil toplum kuruluşu üyeleri, namaz çıkışı Kocatepe Camii avlusunda toplandı. ‘‘Katil darbeci düzenin idam kararları hükümsüzdür’’ pankartı açan grup, kortej eşliğinde Mısır’ın Ankara Büyükelçiliği’ne yürüdü. ‘’Türkiye’den Mısır’a direnişe bin selam’’, ‘‘Katil ABD Ortadoğu’dan defol’’, ‘’Sisi Mısır’dan defol’’ gibi sloganlar attı.

Msır Büyükelçiliği önünde toplanan grup adına basın açıklamasını MAZLUMDER GYK Üyesi Mehtap TORUNTAY okudu.

 

BASIN AÇIKLAMASININ TAM METNİ

Mısır’da görkemli bir halk ayaklanmasıyla Hüsnü Mübarek rejimi devrilmiş, sancılı bir süreçten sonra yapılan seçimlerde Müslüman Kardeşler'in adayı Muhammed Mursi kullanılan oyların  yüzde 52'sini alarak Mısır’ın serbest seçimlerle kazanan ilk cumhurbaşkanı olmuştu.

 

Seçildiği günden 3 Temmuz darbesine kadar eski rejim kalıntıları ile boğuşan, bürokratik ve jüristokratik müdahalelere maruz kalan Mursi, içinde Siyonist işgalcinin, ABD, AB ve Körfez diktatoryasının da yer aldığı uluslararası bir müdahalenin ardından devrilmiş ve hapse atılmıştı.

 

Daha seçimlerin üzerinden bir yıl gibi kısa bir süre geçmişken, eski rejimin sistem ve bürokrat kalıntıları hala hakimiyetlerini sürdürürken, Mursi’nin yaptıkları ya da yapamadıkları nedeniyle siyaseten linç edilmeye çalışılması, bir darbe girişimi ile meşru yönetime saldırıda bulunulması ve ABD ve AB gibi demokrasi ve özgürlük pazarlamacıları tarafından bu darbenin desteklenmesi siyaset bilimcilerin ve ahlak bilimcilerin konusu olarak üniversitelerde incelenmelidir.

Bizler bu kirli tezgâhın, Siyonist işgalcinin'in güvenliği adına, Suud ve körfez monarşilerini Arap sokaklarının özgürleştirici etkilerinden korumak ve Suriye rejimini muhafaza etmek adına yapılmış bir hukuk, adalet ve insan hakları kıyımı olduğunu çok iyi biliyoruz.

Hangi ülkede gerçekleşirse gerçekleşsin darbeler uluslararası destek olmadığı sürece gerçekleştirilemezler. SİSİ darbesi de Mısır iç dinamikleri ile izah edilebilecek bir durum değildir. Mısır’ın seçimle işbaşına gelen tek meşru Cumhurbaşkanı olan Mursi’nin Gazze’nin can damarı olan Refah sınır kapısını açması, tünellerin kullanımını kolaylaştırması; bununla birlikte darbeci SİSİ ve adamlarının darbenin hemen ardından ilk icraat olarak sınır kapısını kapatarak tünelleri yıkmaya başlaması darbenin İsrail’in güvenliği için uluslararası bir karar olduğunu göstermektedir.

Bu darbe İslam coğrafyasında örgütlü İslami yapıların zayıflatılması, itibarsızlaştırılması, kriminalize edilmesi ve bu sayede söz dinleyen kukla yönetimlerin önünün açılması projesinin bir parçasıdır. Bangladeş’te Cemaati İslami yönetici ve mensuplarına yönelik yargı darbesi ile General SİSİ darbesi bu bakımdan akraba darbelerdir. Bangladeş’te Cemaati İslami’nin kapatılması kararı da İslam dünyasının en köklü siyasi hareketi olan İhvanı’nın Mısır’da kapatılması kararı ile akraba kararlardır.

Suriye, Suud ve Körfez ülkeleri gibi aile saltanatlarının hüküm sürdüğü bölge ülkelerinin, Arap sokaklarının özgürlük çağrısını askeri darbelerle berhava etme çabaları beyhudedir.

İşine geldiğinde dünyaya jandarmalık yapan uluslar üstü güçler başta Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler olmak üzere Mısır'da yaşanan katliamın suç ortağıdır. Darbenin yaşandığı günden bu yana sessizliğini koruyan ve neredeyse hiçbir krizde fonksiyonunu icra edemeyen İslam İşbirliği Teşkilatı yaşanan katliamda en az diğer uluslarüstü kuruluşlar kadar sorumludur.

Yaşanan bu sürecin ardından Mısır'ın "İstiklal Mahkemeleri" "şiddete teşvik ve karakollara saldırı suçlamasıyla" darbeye ve darbecilere direnen 529 kişiyi 25 Mart tarihi itibariyle idama mahkûm etmiştir.

Duruşmada verilen kararın ön karar hükmünde olması ve kararların temyize açık olması, darbe mahkemelerinin ve darbeci hâkimlerin geçmiş günahları dikkate alındığında göstermelik bir uygulamadan ibarettir.

İdam kararlarının büyük çoğunluğunun Müslüman Kardeşler Teşkilatı mensuplarına yönelik olması, meşru yollarla mücadele etme yeteneği ve ahlakından mahrum olan darbecilerin, gayri meşru yöntemlerle İhvanı Müslimin'i yok etme çabalarının bir sonucudur. Şimdiye dek binlerce üyesi infaz edilmiş olan İhvan hareketinin idamlarla yok edilememiş olması darbeci zalimlerin bu çaresiz çırpınışının da sonuç getiremeyeceğini göstermektedir.

 

 

Mahkemenin bu kararı halen devam eden davaların sonuçları ile ilgili de bize ipuçları vermekte, hukuk dışı süreçler sonrasında binlerce darbe karşıtına idam cezası verileceğini göstermektedir.

Bu kararlar hukuk normlarıyla hiçbir şekilde örtüşmediği gibi tamamıyla siyasi kararlardır. Evrensel hukuk ölçütlerine göre gayri meşru hükmünde olan kararların uygulanması halinde insanlık tarihine yeni bir leke eklenecektir.

Mısır darbe yönetimine destek veren başta batılı ülkeler olmak üzere bütün ülkeler, bu idamların gerçekleşmesi durumunda cinayetlerin ortağıdırlar.

Bütün provokasyonlara rağmen şiddeti reddederek sivil direnişini sürdüren ve katliamlara rağmen şiddete yönelmeyeceğini açıklayan İhvanı Müslimin Hareketi bütün dünyaya bir ahlak ve direniş dersi vermektedir. İhvanı Müslimin Hareketini bu izzetli, vakur duruşu sonunu kadar muhafaza etmeye, dünya ülkelerini ve uluslarüstü organizasyonları Mısır’da yaşanan darbeye ve katliamlara karşı hukuki ve ahlaki bir duruş sergilemeye ve yaptırım uygulamaya davet ediyoruz.

Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı, Avrupa Birliği, Arap Birliği ve diğer uluslarüstü organizasyonları ve insan hakları örgütlerini; idam kararlarına karşı tepki vermeye, bu kararların uygulanmaması için gerekli adımları atmaya, siyasi ve ekonomik baskı uygulamaya davet ediyoruz.

Darbeci SİSİ ve gayrı meşru Mısır yönetimi gerçekleştirdikleri katliamlar ve insanlık suçları nedeniyle Uluslararası mahkemelerde yargılanmalı, Mısır'da bir an önce uluslararası denetime açık, toplumun bütün kesimlerinin ve siyasi organizasyonlarının adil şekilde yarışabildiği seçimlere gidilmelidir.

İmzacı Kurumlar;

MAZLUMDER Genel Merkezi, MAZLUMDER Ankara Şubesi, Ankara Eğitim Bir Sen 1 Nolu Şubesi, İHH, Akabe Derneği, İlkder, Başkent Kadın Platformu Derneği, İnfak Vakfı, Özgür Eğitim- Sen, Akıncılar Derneği, Şehir ve Medeniyet Derneği, Ümran Kültür Medeniyet Hareketi, Genç Öncüler, İmam Hatipliler Platformu

 

MAZLUMDER Basın Bürosu

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı EylemlerTarih 2014-03-28
Okunma Sayısı : 1176
OHAL Raporu
Şube ve Temsilcilerimiz
ankara
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - Mazlumder / Ankara Şubesi
Adres: Mithatpaşa Cad. 62\6 Kızılay/ANKARA
E-posta: ankaramazlumder[a]gmail.com | Telefon: 0312 419 30 40 | Faks:

Ziyaretçi Sayımız : 2510929

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari