1 Mayıs: Zulme, sömürüye ve köleliğe karşı hak, adalet ve özgürlük adına!

1 Mayıs: Zulme, sömürüye ve köleliğe karşı hak, adalet ve özgürlük adına!

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de her yıl yüzlerce çalışan, kar hırsı uğruna göz göre ölüme sürüklenmekte ve kalıcı sakatlıklara maruz kalmaktadır. 2012 yılında yalnızca basına ve medyaya yansıyan haberlere göre 878 işçi, iş esnasında yaşamını yitirmiş, 3.746 kişi ise yaralanmıştır. Gündem Çocuk Derneği’nin raporuna göre ise ölen işçilerden 38’i çocuktur. Uluslararası raporlarda Türkiye halihazırda işçi ölümlerinin en fazla yaşandığı ülkeler arasında yer almaktadır. Resmi verilere bakıldığında ise son 10 yılda 10.000’den fazla işçinin ölümü ve binlercesinin yaralanmasında sadece işveren ve sermaye sahipleri değil, iş kazaları sonucunda yaşanan ölümlere ve yaralanmalara karşı el birliği yapmışçasına sessizliğini bozmayan, harekete geçmeyen başta siyasi iktidar olmak üzere, yetkili merciler, medya ve kamuoyu da aynı ölçüde sorumludur.

OECD’nin 2012 yılı verilerine göre Türkiye çalışma saatleri, iş tatmini, alınan ücretler bakımından en alt sıralarda yer almakta ve yıllardır bu konuda bir ilerleme kaydedilememektedir. Türkiye’de devlet ve işverenler, taşeronlaştırma ile işçileri kendi açıkladığı yoksulluk sınırının çok altında bir rakamla çalıştırmaktadır. Büyüme adı altında Türkiye’nin ekonomik pastası genişlemekte ancak orta gelir grubunun altındaki kesimin aldığı pay günden güne azalmaktadır. Sermaye sahipleri, bankalar ve küresel finans ağları aracılığıyla zenginleşirken, yoksulluk sınırının altında yaşayanlar açısından herhangi bir düzelme gözlemlenememektedir. Zenginliklerini yoksulların yoksul kalması üzerine kuran metropol ağalarını, işçileri birer maraba gibi görmeyi bırakıp,onların da insan ve emeğin üreticileri olmaları hasebiyle her konuda söz ve imkan sahibi olduklarını kabule davet ediyoruz.

Endüstriyel sermaye çiftçiyi, esnafı ezmekte ve tüketici olmadığı sürece kimseye hayat hakkı tanımamaktadır. Rekabetçi politikalar, taşeronlaştırma, piyasacı ve performans bazlı anlayışlar ise eğitimden sağlığa, 2-B arazilerinden kentsel dönüşüme, oradan yol-köprü özelleştirmelerine kadar hayatın tamamını parsellemiş durumdadır.

Toplumun çoğunluğunu esir alan cari uygulamalar; çalışma hayatına ilişkin yasa, yönetmelik ve bildirgelerin işçi hakları çerçevesinde yeniden gözden geçirilmesini ve iyileştirilmesini zorunlu kılmaktadır.

1 Mayıs, ölüm ve yaralanmaların yanı sıra asgari ücret ve düşük ücret ile esnek çalışma adı altında uluslararası standartları aşan sürelerde mesai yapan, güvencesiz çalışmanın beraberinde getirdiği işten çıkarılma korkusu ile örgütlenemeyen ve hakkını arama imkanından mahrum bırakılan ve modern köleler haline getirilen işçilerin haklarının vurgulanması bakımından büyük önemi haizdir.

MAZLUMDER olarak, küresel kapitalizm uğruna her yıl binlerce insanın hayatını kaybettiği, yaralandığı ve hayatı risk altına alan çalışma yaşamının 1 Mayıs vesilesiyle bir bayram ve kutlama yerine, toplumun tüm kesimlerince adalet, hak ve özgürlüğün savunulduğu bir direniş ve mücadele alanı olarak görülmesi temennisiyle her daim emeğin, onurun ve insan haklarının yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz.

MAZLUMDER Ankara Şube Yönetimi

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basın AçıklamalarıTarih 2013-05-01
Okunma Sayısı : 629
Şube ve Temsilcilerimiz
ankara
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - Mazlumder / Ankara Şubesi
Adres: Mithatpaşa Cad. 62\6 Kızılay/ANKARA
E-posta: ankaramazlumder[a]gmail.com | Telefon: 0312 419 30 40 | Faks:

Ziyaretçi Sayımız : 3600335

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari