Katliamcı rejimin Mursi için verdiği provokatif idam kararı hükümsüzdür!

Katliamcı rejimin Mursi için verdiği provokatif idam kararı hükümsüzdür!

3 Temmuz 2013’de Batılı devletler, Suudi Arabistan ve İsrail tarafından desteklenen askeri bir darbeyle devrilen Mısır’ın seçilmiş ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve 121 İhvan yöneticisi hakkında Mısır’da yer alan katil darbeci düzenin mahkemeleri hükümlerini açıkladı. Hakkında iki idam istemi bulunan Mursi için mahkeme, sabık cumhurbaşkanı aleyhine casusluk iddiasıyla açılan davada verilen idam kararını ömür boyu hapis cezasına çevirirken, hapishaneler baskını davasındaki idam kararını ise onadı. Casusluk davasında yargılanan Muhammed Bedii ve 15 kişiyi ömür boyu hapis cezasına, Muhammed Biltaci, Hayrat Şatır ve Ahmet Muhammed Abdulati'yi de aynı davadan idam cezasına çarptırdı.

Mısır’ın seçilmiş ilk ve tek cumhurbaşkanı Mursi, iktidarda bulunduğu süre boyunca Gazze’nin dünyaya açılan tek kapısı konumunda olan Refah sınır kapısını eskiye kıyasen daha fazla açık tutarak Filistin direnişinin ihtiyaç duyduğu bütün lojistiğin kuşatma altındaki Gazze’ye ulaşmasını sağlamıştır. Dolayısıyla Batı dünyası ve despot rejimlerin nazarında Mursi’nin ‘suç’u birinci olarak Filistin direnişine destek olmak, ikinci olarak ise bütün Arap dünyasına ve despot rejimlere sultanların ve diktatörlerin iktidarının halkın iradesiyle değişebileceğini göstermek ve bu yolla bütün Arap dünyasında siyasetin yeniden karılmasına ilham olmaktır. Bütün dünyaya demokrasi ve insan haklarını bir temel fazilet, erdem değeri olarak pazarlayan Batı dünyası ise, Mısır’daki darbeyi İsrail ve despot Arap rejimleri ile işbirliği yaparak doğrudan destekleyerek açıkça adaleti ve meşruiyeti katleden safta yer tutmuştur.

Mursi ve arkadaşlarını hedef alan darbe açıkça Mısır halkının özgür iradesine yönelmiştir. İhvan-ı Müslimin teşkilatı mensupları hakkında alınan idam ve hapis kararları baskılar ve katliamlar altındaki bir kesimin iradesini kırmaya ve bu kesimi teslim almaya yönelik siyasi girişimlerdir. Ülkenin seçilmiş tek cumhurbaşkanının idama hükmedilmesiyse hem İhvan mensuplarını hem Mısır halkını provoke etmek anlamına gelmektedir.

Mısır yargısı tarafından verilen bu kararlar açıkça adil yargılanma hakkı başta olmak üzere temel insan haklarını dinamitlemek anlamına gelmektedir. Yaşananlar, Mısır’da yargıçların çok büyük bir irtifa kaybederek adaletin terazisi rolünden darbecilerin suçsuzları kesen kılıcı, masumların başına inen balyozu rolünü oynamaya başladıklarını göstermektedir. Hakimlerin namusu tarafsızlık ve bağımsızlıktır. Hukuk herkes içindir. Bugün ihtiyaç duymayanlar da yarın hukuka ihtiyaç duyabilir.

Bu provokasyonlarla Suriye’de, Irak’ta IŞİD’leşen Sünni öfkenin Arap dünyasının merkez ülkesi konumunda olan Mısır’da da bir şekilde kendine alan açarak bütün Arap dünyasını, bütün Sünni dünyayı kaosa sürüklemesinden endişe etmekteyiz. İslam dünyasının ve İslam dünyasının büyük bloğu olan Sünni dünyanın IŞİD’leşmesi nihai ölçekte en fazla İsrail’in işine yarayacak, Batı dünyasının bölge üzerindeki kontrolünü kolaylaştıracaktır. İhvan’ın irfan ve hikmetinin darbecilerin zulüm ve provokasyonlarını galebe çalmasını temenni ediyoruz. Bu vesileyle özelde Ortadoğu’nun en kadim hareketlerinden biri olan İhvan-ı Müslimin’in genelde ise adaletsizliğe ve hukuksuzluğa karşı mücadele veren tüm Mısır halkıyla dayanışma içinde olduğumuzu bu vesileyle yeniden vurguluyoruz. Allah günleri aramızda çevirmektedir. Zalimler muhakkak gerileyecek, direnen halklar muhakkak zafere erişecektir.

Biz MAZLUMDER olarak, geçen sene “İnsanlık İçin Sessiz Kalma” platformu çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında söylediklerimizi tekrar ediyor, Mısır devletini bir an önce bu kararlardan vazgeçmeye, Mursi’yi ve aralarında Muhammed Bedii gibi önemli isimlerin de olduğu yüzlerce İhvan yöneticisini derhal serbest bırakmaya, sivil siyasetin önünü açmaya, Refah Sınır Kapısı’nı emtia ve insan geçişlerine açmaya ve Filistin meşru direniş hareketi Hamas üzerinde kurduğu Siyonist baskıya son vermeye davet ediyoruz.

Bütün bu yaşananlarda Türkiye’nin oynadığı rol de önem kazanmaktadır. Türkiye, üyesi bulunduğu Batılı kurumlar eliyle Mısır üzerinde baskı kurmalı, İsrail dostu ve İhvan düşmanı Suudi ve Mısır tarafından yürütülen Yemen operasyonlarına vermiş olduğu desteği geri çekmeli ve bu suç şebekesi ve katil sürüsüyle beraber görüntü vermek ayıbından kendini kurtarmalıdır.

MAZLUMDER Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi

Salih Çetin

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basın AçıklamalarıTarih 2015-06-17
Okunma Sayısı : 640
Şube ve Temsilcilerimiz
ankara
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - Mazlumder / Ankara Şubesi
Adres: Mithatpaşa Cad. 62\6 Kızılay/ANKARA
E-posta: ankaramazlumder[a]gmail.com | Telefon: 0312 419 30 40 | Faks:

Ziyaretçi Sayımız : 3600365

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari