Milli Eğitim Bakanlığı Önünde Andımız Kaldırılsın Protestosu ve Basın Açıklaması

MAZLUMDER Ankara Şubesi, ilköğretim kurumlarında okutulan “Andımız” dayatmasının kaldırılması için  Milli Eğitim Bakanlığı önünde protesto ve basın açıklaması gerçekleştirdi. 

Giriş Konuşmasını yapan MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Üstün BOL aşağıdaki ifadelere yer verdi;

 

24 Şubat 1994 tarihinde merhum Necmettin ERBAKAN Bingöl’de bir konuşma yapmış bu konuşmada şöyle söylemişti: “Yıllardır bu ülkenin evlatları mektebe besmeleyle başlarken, siz ne yaptınız; besmelenin yerine Türk’üm, doğruyum, çalışkanım getirdiniz. E siz böyle yapınca öbür tarafta Müslüman evladı. Ya öylemi, o zaman ben de Kürd’üm, daha doğruyum, daha çalışkanım deme hakkını kazandı. Ve böylece bir Millet’in evlatlarını birbirine yabancılaştırdınız.”

 Merhum ERBAKAN bu konuşma nedeniyle Diyarbakır DGM’de yargılandı ve ağır hapis cezasına çarptırıldı, yetmedi partisi kapatılırken deliller arasında bu konuşma metni de sunuldu. Ve aradan geçen 20 yıl sonrasında bugün biz 20 yıl önce söylenmiş sözleri tekrar etmek zorunda bırakılmanın utancıyla buradayız. Söylenmedik hiçbir söz kalmadığını bilerek ama 20 yıl boyunca bu metnin kaldırılması için tek adım atılmadığını görerek aynı zamanda.

Andımız’ı konuşurken hep bir nefret ve asimilasyon dili üzerinden konuşuyoruz. Oysa bu metin aslında kendini Türk olarak tanımlayan herkesi aşağılıyor. Zira bir etnik kimlik kendi varlığını ancak başka etnik kimliklerin varlıklarını armağan etmesiyle ikame edebiliyor. Kendi varlığını başkalarının varlığı olmadan ayakta tutamayacağını, var edemeyeceğini söylüyor bu metin. Ve her nedense etnik kimliğini bir övünç vesilesi yapan kimileri bu metni alkışlıyor ve bu metin için mücadele ediyor. Esasen bu metne Türk’lere karşı aşağılam barındırdığı için öncelikle Türklerin itiraz etmesi gerekir. Çünkü hiçbir ırk övünmeyi gerektirmediği gibi aşağılanmayı da hak etmez!

Bununla birlikte bir iletişim profesörü olan Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCI’nın bir kötü iletişim veya iletişimsizlik metni olan Andımız’ı hala okullarda okutuyor olması ve kaldırılması için herhangi bir adım atmaması da dikkate değerdir. Devlet erkini ve Eğitim Bakanını birlikte yaşama iradesine doğrudan kasteden bu metni uygulamadan kaldırmaya davet ediyoruz.

 

 

Ardından MAZLUMDER Ankara Şube Başkanı Mehmet Can Çağlayan basın açıklaması metni okudu.

 

 

BASIN AÇIKLAMASI METNİ 

 

BASKICI, MİLİTARİST  "ANDIMIZ"  KALDIRILSIN

 

Değerli Basın Mensupları, Değerli Misafirler;

Bugün burada, Milli Eğitim Bakanlığı'nın önünde Kemalist öğretilerinin en bilindik simgelerinden biri olan 'andımız' zulmünün ısrarla sürdürülmesini protesto etmek için toplanmış bulunuyoruz.

MAZLUMDER olarak 12 Haziran 2009 tarihinde başlatmış olduğumuz 'Andımız Kaldırılsın' kampanyası 4 yılı geride bıraktı. Fakat evrensel insan hakları değerlerine, ilahî yasalara, insan fıtratına ve adalet hissine cepheden muhalif olan 'andımız' denilen bu ötekileştirici  metin okullarda öğrencilere dayatılmaya devam etmekte. Eğitim sistemindeki onlarca değişikliğe rağmen her sabah öğrencilerin varlıklarını ‘’Türk’’ varlığına armağan ettirilmelerinin sürdürülmesi ve hükümetin 11 yıllık iktidarında bundan rahatsız olmayıp bu duruma bir müdahalede bulunmaması manidardır. Mevcut hâl akıllara Kemalizm’in yok olmadığını fakat yeni bir üslupla tekrar üretildiğini ve aslında 'bütün değişikliklerin hiçbir şey değişmesin diye yapıldığını' getirmektedir.

'Andımız' metni çocukların anlam dünyasında karşılığı olmayan adeta bir savaşa hazırlar gibi  ‘’kutsal görev asabiyeti’’ ile kaleme alınmış, evrensel ve ilahi değerlerin tam karşısında yer alan asimilasyoncu sistemin bir metnidir. Bu metinle çocuklara her sabah kavmi mensubiyetlerine bakmadan Türk oldukları söyletilmektedir. Bununla da kalınmamakta yine bu metinle çocuklar her sabah varlıklarını inanmadıkları ‘’değerlere’’ armağan etmeye yemin ettirilmektedirler. Bu da geride kaldığı iddia edilen çiğ asimilasyoncu/inkârcı politikaların tam da en zarar doğuracak kesim üzerinde, henüz yaşı çok küçük olan çocuk öğrenciler üzerinde uygulanması anlamına gelmektedir. Aynı zamanda bu 'öğrenci andının' okutulmasıyla eğitim sisteminin aslî karakteri de açığa çıkmış olmaktadır. Zira 'andımız' ile öğrencilere vaad edilenin 'Atatürk'ün açtığı yolda, gösterdiği hedefe' doğru gitmesi dikta edilen, “tek tipleştirici”, “ötekileştirici”, “otoriter” resmi ideoloji kapsamında bir öğütüm sistemi olduğu belirgindir.

 'Andımız' adlı metnin okunmasındaki militarist ve disiplin odaklı düzen de devletin ve resmi ideolojinin tüm azametiyle öğrenciler üzerindeki varlığının belirginleşmesine sebebiyet vermektedir. 'Andımız' adlı metnin  askeri bir disiplin tesis edilerek öğrencilere dayatılmasının özgürce düşünen bir öğrenci tipinin yetişmesine hizmet etmediği çok açıktır. Aksine, öğrencilerin bu eğitim sisteminin kendilerini kullaştıran yapısından  bu yozlaşıdan  sıyrılıp özgürleşebilmeleri için daha fazla çaba sarf etmeleri gerekmektedir.

Ülkemiz onlarca yıl süren savaşın yıkıcı atmosferinin ardından fiili ve kırılgan bir barış halini yaşamaktadır. Ülkemizde uygulanan ırkçı, inkârcı ve dayatmacı politikalar sebebiyle başta Kürtler olmak üzere pek çok kesim ağır mağduriyetler yaşamıştır. 'Andımız' uygulaması bütün bu ırkçı, inkârcı ve dayatmacı politikaların kendisinde tecessüm ettiği numunelik bir metin hükmündedir. Adeta inkâr sistemini dünden bugüne taşımakta ve temsil etmektedir.  Bu haliyle bu metin günümüzde toplumsal barış ve sükunete ciddi bir saldırı da arz etmektedir.

'Andımız' kadar 'andımızın' dayatılmasına olanak tanıyan, eğitim sistemini “tek tipleştirici”, “ötekileştirici”, “otoriter” ve “milliyetçi” bir eğitim sistemine dönüştüren Tevhid-i Tedrisat Kanunun da yürürlükten kaldırılmak zorundadır. Her sosyal grubun kendi müfredatını özgürce belirleyebileceği bir eğitim sistemi özgür ve eleştirel düşüncenin olmazsa olmazlarındandır.

Bunun yanında özgür ve onurlu bireylerin yetişmesi için şart olan bir başka husus anadilde eğitim hakkının geri kalan bütün tartışma ve süreçlerden bağımsız olarak ve asla pazarlık konusu edilmeden muhataplara tanınmasıdır. Zira bu hak evrensel ölçütler bakımından olduğu gibi, İslamî ve insanî olarak da reddedilemez bir temel hak mahiyetindedir. Devlet ve hükümet, eğitimdeki tekçi yapısından vazgeçerek isteyenlerin kendi anadilleriyle eğitim alabilecekleri çok dilli bir eğitim modelini inşa etmekle mükelleftir. 

Milli Eğitim Bakanlığı yönetmeliğinde yapılan son değişiklikle okullarda başörtüsünün yasaklanması da asla kabul edilebilir değildir. İmam Hatiplerde ve 'dinî' olduğu kabul edilen derslerde başörtüsü serbest bırakılırken geri kalan derslerde başörtüsünün yasaklanması ancak hayatı dinî olan ve dini olmayan şeklinde ikiye bölmekle mümkün olabilir. Bu ise İslamî bir anlayışın değil aksine ruhbanca bir anlayışın ürünü olabilir. Başörtüsü özgürlüğü düşünce ve ifade özgürlüğünün doğal bir uzantısıdır ve yine tartışmasız olarak her yer ve zaman için kabul edilmelidir.

Devlet tarafından tatbik edilen asimilasyon ve inkâra dayalı politikalar asla kabul edilemez. İsterse 'andımız' örneğindeki gibi ham ve doğrudan olsun ister daha sofistike yöntemlerle yürütülsün, MAZLUMDER asimilasyon ve inkâr politikalarının karşısındadır. Vurgulamak istiyoruz ki insan haklarına, evrensel ve ilahî değerlere mutabık bir eğitim sistemi ve ülke için farklı etnik ve dinsel gruplar üzerindeki asimilasyoncu politikalara kesin ve sahici bir son verilmelidir. Eğitim sistemi “tek tipleştirici”, “ötekileştirici”, “otoriter” yapısından derhal kurtarılmalıdır. Okullar özgürce ve eleştirel düşünen bireylerin yetiştiği yerler haline gelmelidir. Bunların temini için saydığımız geri kalan düzenlemelerin yanında 'andımız' adı verilen yoz ve bâtıl uygulamanın derhal yürürlükten kaldırılması gerekmektedir.

                                                               

                                                                  Mehmet Can ÇAĞLAYAN 

                                                MAZLUMDER Ankara Şube Başkanı

 

 

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basın AçıklamalarıTarih 2013-09-19
Okunma Sayısı : 1298
Şube ve Temsilcilerimiz
ankara
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - Mazlumder / Ankara Şubesi
Adres: Mithatpaşa Cad. 62\6 Kızılay/ANKARA
E-posta: ankaramazlumder[a]gmail.com | Telefon: 0312 419 30 40 | Faks:

Ziyaretçi Sayımız : 3600353

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari