Ankara İnanç Özgürlüğü Platformunun 238. hafta Basın Açıklaması

Zulüm ve yasak hala devam ediyor ve biz 'zulüm karşısında susan dilsiz şeytandır' düsturu ile sesimizi duyurmaya devam ediyoruz. Bizler şu kararlılığımızı bir kez daha dile getiriyoruz; Zulüm ( nev-i ne olursa olsun ) devam ettiği müddetçe, zalimin ( kimliği kim olursa olsun ) karşısında yılmadan, yıkılmadan, eğilmeden her seferinde hakkı söylemeye ve hakkı tavsiye etmeye devam edeceğiz.

Sesimizi duyuramadığımız başörtüsü sorununu çözmeyi vaat edenlerle bu yasağı gönülden destekleyenlere balonlarla mektup yolladık sesimize ses gelmedi. Yapılan ayrımcılığa dikkat çekmek için bu ülkenin zencileriyiz dedik fakat ayrımcılık son bulmadı. Gittikçe ilkelleşen bu yasağın kaldırılması için en ilkel haberleşme yöntemlerinden dumanla sesimizi duyurmaya çalıştık yine bizleri duyan olmadı. Bizlere kulak veren birileri oldu. Birleşmiş Milletlerden de bu sorunu Türkiye Cumhuriyetinin başörtüsü ayrımcılığına son vermesini istedi.

"Birleşmiş Milletler (BM) Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Kaldırılması Komitesi (CEDAW), geçtiğimiz ay yapılan Türkiye oturumunun sonuçlarını açıkladı.

Komite, başörtüsü yasağının ayrımcılık olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Hazırlanan raporda, Türkiye'den başörtüsü yasağı ile eğitim, sağlık, politika ve kamu hayatına katılım üzerindeki etkilerinin ele alındığı bir çalışma yapması talep edildi."

Demek ki birileri sesimizi duyuyor. Birileri bu haksız, adaletsiz, faşizan, kafatasçı bu uygulamaya göz yummuyor. Uluslar arası bir arenada Türkiye'ye yaptığı bu zulme dur diyor.

Binlerce genç kızımızın okuma hakkı ve inanç özgürlüğü elinden alındı. Müslüman kadınlar çalışma ve eğitim hayatından uzaklaştırıldı. Cahilleştirilmek istendi. Baskı ve zulümle sindirildi. İkna odalarına sıkı sıkıya kapatılıp psikolojik baskı uygulandı. Gözaltında işkence gören tesettürlü kardeşlerimizin kimlikleri silindi. Kendi ülkelerinde mülteci oldular. İmam Hatip öğrencilerinin üniversite sınavında yüksek puanlar alarak, kendi çocuklarını geride bırakmasından korkan yozlaşmış kafalar kat sayılarla barikat kurdular. Kampanyalarla kız çocuklarının okula gitmesi için teşvik ve destek veren aydınlar, başörtülü kızları öcü gibi gösterip kendi korkularını dillendiremediler. Hayatın her alanında yapılan zulüm hepimizin gözleri önünde; tedavi edilmeyen başörtülü mağdurlardan turunda evladını ziyaret edemeyen asker annelerine kadar. Laik ve demokratik bir devlet olma sevdası ile yanıp tutuşanlar ne laik olabiliyor ne demokratik. Çözüm yollarını tıkamayı demokrasi sayanlar, başörtüsünü laikliğin yegâne düşmanı olarak görüyorlar. Bu zulme Birleşmiş Milletler bile sessiz kalamaz hale gelmişken kulaklarını tıkayanları sesimizi duymaya davet ediyoruz.

Diğer yandan 8 yılı aşkın süredir Müslüman ülkeyi Irak'ı işgal eden Amerika sözde geri çekilmeye başladı. Ardından 1.5 milyon ölü ve milyonlarca yaralı bırakarak, hayvanların bile yapmayacağı işkence, tecavüz, soykırım yaparak çekileceğini açıkladı. Sözde demokrasi getiren bu katil devleti hiç unutmayacağız unutturmayacağız.

Ülkemizde ve dünyada yaşanan zulüm ve işkencelerin bitmesi,yasakların son bulması temennisiyle haftaya görüşmek ümidiyle, Allaha emanet olun.

Platform Adına

MAZLUMDER Ankara Şube

Mine KARTAL

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı EylemlerTarih 2010-08-23
Okunma Sayısı : 1038
Şube ve Temsilcilerimiz
ankara
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - Mazlumder / Ankara Şubesi
Adres: Mithatpaşa Cad. 62\6 Kızılay/ANKARA
E-posta: ankaramazlumder[a]gmail.com | Telefon: 0312 419 30 40 | Faks:

Ziyaretçi Sayımız : 3607146

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari